yarrak

yarrak son el bükücü. yarrağın el bükme gücü mükemmeldir. bak bükülüyo yavaş yavaş

iyilik ve kotuluk

her kavram zıttıyla var olur. zıt'ın zıt'ın tokayidir. zıt tokayinin çincesi ying yang diye geçer. "zıt tokayi götün bok kokayi" nin çincesi ise "ying"iliski "yang"iliski siktiğim öyle bir ingilizki dir. kavramları zıtlıklar, zıtlıkları kavrayış biçimleri oluşturur. kesişmeyen paralel kavrayış biçimleri, iyilik ve kötülük olarak anlatılır.

twilight

bu akşam 2. filmini izleyeceğim seri. herkes kötü diyor. bakalım. bende kötü diyeyim, eksik kalmayayım.

kötü mü bilmem ama şu kızların dilindeki edvırtta edvırt safsatasında kurtarırsa, yönetmenin her yerlerinden öpesim gelebilir. ehemm, yönetmende dişiymiş bu arada.

neyse bu edvırt denen göt, bildiğin süpermen gibi güçlü, hızlı, bi takım yeteneklere sahip bir adam.

burdan sana sesleniyorum edvırt. baba kanıyla şekil yapma lan!

yok araba altından kız kurtarmalar, kötü vampirlerden korulumalar, beni senin kanını emerdim ama emmiyom, vampir olduğumu da ilk sana itiraf ediyom tarzı pazar sevişgenleri tripleri.

sırtında dövmen nerde koçum. "babam sağolsun" yok beni kuytuda ısırdılar ondan böyleyim mi diyorsun. acitasyon yapma lan! amerikalarda vampirliğin verdiği konformizmini kız kovalamaya indirirgerken iyi.

ulan bi kerede afrikaya gideyim, gücümü kuvvetimi afrikalı aç ölen çocuklara yardımda kullanayım yok. ulan alsan eline çapayı, 2 günde 90 dönümü halledersin. sırtlansan testiyi 3 günde, 7 düvele su taşırsın. bana kan lazım diyorsan, orada taze ölen birinin kanını emersin. hani organ baaşı hesabı.

tırsıyon demi göt! eyds bulaşır sonra sana. sonra emdiklerine de bulaşır. yok sende bağışıklıkta vardır şimdi. ulan ipne madem bağışıklık var tedavide kullansanıza lan. ölmüyonuz, bu kadar sene bir bilim adamı, bir doktor çıkmadı mı aranızdan. onu emeyim buna gömeyim derken ömür geçti tabi.

ulan edvırt emdiklerin burnundan gelir inşallah!

bulgaristan vizesi

almak zordur, bir ton şey isterler. ne mi isterler ?
http://www.bulgaristanvize.com

evde ekmek var

-insan insanı evde siker mi ?
-neden *
-ya içinde ekmek varsa
- ...

<bkz: insan insanı siker mi>

sahin k

yabancı sitelerde oriental sex machine diye geçer ama burdan bakınca olsa olsa fax machine olabilecek kıl yumağı

kurt kamuoyu hazir mi

--kurt var mı ?
--var
--turk var mı ?
--var
--kurt kamuoyu hazır mi ?
--hazır.
--ee, ne duruyorsun terör yapsana.
--yaptık.
--oleey! hadi kürtler gene kazandık.

turkce muzik dinleme siteleri

http://fizy.com/ <bkz: fizy>
http://www.buldinle.com <bkz: buldinle.com>
http://www.lastfm.com.tr/ <bkz: lastfm>
http://www.soundklan.com/ <bkz: soundklan>
http://www.punkreas.org/ <bkz: punkreas>

erotik hikaye

nazan ve ablası emel üst katımıza taşındığında 16 yaşındaydım. birgün, taşındıkları esnada onlara yardımda bulunmak istediğimi söyledim. “ne kadar şeker” diyerek kabul ettiler, beni mıncıklamaya başladılar. küçük olduğum için bundan çok fazla etkilenmemiştim ama içim de bir hoş olmuştu. eşyalar taşındıktan sonra emel, “off ne kadar da terledim, bir duş alacağım” diyerek üzerindeki badiyi çıkarıverdi. altına sütyen de giymediği için göğüsleriyle burun buruna kalmıştım. “neden sen de katılmıyorsun” diyerek elimden tuttu, itiraz etmeme fırsat vermeden beni banyolarına sürükledi. üzerimdekileri kendi elleriyle çıkardı. cinsel organımı görünce şaşırdı kaldı, çünkü yaşıma göre oldukça büyük sayılırdı. nazan ise içerde telefonla konuşuyor, inliyordu ama ne dediğini duyamıyordum. neden sonra kapı çaldı, emel havluya sarınıp duştan çıktı. gelen ikinci kat komşumuz hacer’di. hacer benden bir yaş büyüktü, aynı lisede okuyorduk, benden oldum olası hoşlandığını biliyordum ama bana bir türlü açılamıyordu. emel, hacer’i içeri davet etti, “ah ne kadar da sıcak bir gündü, neden üzerindeki badiyi çıkarmıyorsun” diyerek hacer’e doğru yöneldi. hacer ise olan biteni gülerek izliyor, bir yandan da orta yerde anadan doğma duran bana bakıyordu. nazan, hacer’i öptü ve kanepeye oturttu. “neden hep beraber duşa…” diyeceği sırada telefonu çaldı, izin isteyerek birkaç adım uzaklaştı ve konuşmaya başladı. arayan, ara sıra apartmana gidip gelen arkadaşları selen’di. selen, oldukça güzel fizikli, genç bir bayandı. 29 buçuk yaşlarındaydı. nazan, selen’le fısır fısır konuşuyor, arada ayıp laflar ediyor, kahkahaları basıyordu. neden sonra telefonu kapattı, tam yanıma oturacağı sırada bir kez daha kapı çaldı. hacer, “sen otur abla, ben bakarım” diyerek nazan’ı benim kucağıma doğru itti ve kapıyı açtı. gelen selen’di. fakat yalnız değildi, yanında güzeller güzeli bir kız daha vardı. sonradan selen’in kardeşi olduğunu öğrendiğim kızın adı cansu’ydu. cansu’yla selen ortaokulda tanışmışlar ve yıllardır da ayrılmamışlardı. ortaokulda tanışmış olmaları bana da garip gelmişti ilk duyduğumda ama sonradan anladım ki öz kardeş değillerdi. bundan böyle, bu tip ucuz uyanıklıklar yapmamaya, tutarsızlık yakalama peşinde koşmamaya söz verdim. cansu’nun üzerinde siyah bir badi ve vücudunun hatlarını ortaya koyan bir etek vardı. “oh, ne kadar da sıcak sizin eviniz kııızzz” diyerek, üzerindeki badiyi bir çırpıda çıkarıverdi. ben olanları şaşkınlıkla izliyordum; bu şaşkın ve mahçup halim ise kızları daha da çekiyor, etrafımdaki çember gittikçe genişliyordu. derken telefonum çaldı, arayan sınıftan arkadaşım ebru’ydu. ilk önce açmamayı düşündüm, tam no tuşuna basacağım sırada nilay elimi tuttu ve “açmalısın, neden ebru’yu da çağırmıyorsun” diyerek tatlı tatlı gülümsedi. sıcaktan bunalan ebru ve selen de kanepede uzanmış beni kesiyorlardı. telefonu açtım. nilay, bana sezen’le olduklarını, ertesi günkü coğrafya sözlüsü için hiç çalışmadıklarını ve benimle beraber çalışmak istediklerini dile getirdiler. “evde değilim şu an” dememe kalmadan hacer telefonu elimden kaptı ve “ben arkadaşınızın komşusuyum, neden bir üst katına gelmiyorsunuz” dedi. nilay, tekliften memnun şekilde ince ince sırıttı ve telefonu kapadı. ebru, “neden bir film izlemiyoruz” diyerek filmlerin olduğu rafa doğru yöneldi. bir yandan da bana gülümsüyor, ebru ve nazan ile fısır fısır konuşuyorlardı. tam o sırada kapı çaldı, gelenler nilay, sezen ve yolda karşılaştıkları coğrafya öğretmenimiz gülnur hanımdı. öğretmenimiz, “demek bensiz çalışıyorsunuz haylazlar” diyerek beni öptü ve yanıma oturdu. sezen ise dışarda havanın çok sıcak olduğunu söyledi ve duş almasında bir sakınca olup olmadığını sordu. hacer, “elbette yok” diyerek sezen’in elinden tuttu, üzerindeki badiyi çıkarmasına yardım ederek banyoya doğru götürdü. biraz sonra gülnur öğretmenimizin telefonu çaldı, arayan fizik öğretmenimiz meltem hanım’dı. çok güzel bir bayandı. aslında müzik öğretmenimizdi ama biz güzel fiziğinden dolayı onu fizik öğretmenimiz olarak düşünüyorduk. gülnur hoca bir kahkaha attı ve “hadi kız gel, öğretmenler toplantısı başladı” diyerek telefonu kapadı. üç saniye sonra tekrar telefonu çaldı, arayan yine meltem hoca idi. “geliyim de nereye geliyim” diyerek adresi istedi. ben olup biteni şaşkınlıkla izlerken kapı çaldı. gelen dünyaca ünlü oyuncu scarlett johansson’du. “oh, it’s very hot today, isn’t it?” diyerek üzerindeki badiyi… bense hala şaşkınlıkla… içerden gelen sesler… ebru ve hacer ise kanepede oturmuş… meltem hoca, filmlere bakı… nazan, üstündekileri bir bir… duşun altında… bense… olan biteni şaşkınlıkla izliyordum…

ne is yaparsan yap isinin en iyisi olcaksin

ne iş yaparsan yap, işinin en iyisi olacaksın hilmi. mutlu olmak için yapacaksın bunu. güçlü olmak için... misal senden sokakları süpürmen istenirse, michelangelo'nun resim yapması, beethoven'ın beste yapması, yada shakespeare'in şiir yazması gibi süpüreceksin etrafı. böylece diyecekler senin ardından "burada dünya'nın en iyi çöpçüsü yaşıyormuş" diye. hayır hilmi, bana o boş gözlerle bakıp, kanun kaçağı olduğunu hatırlatmana gerek yok. biliyorum bunu ve diyorum sana, bu yüzden daha da iyi olman lazım işte. ancak bu şekilde yücelirsin seni buraya iteleyen toplumun gözünde... ne iş yaparsan yap, işinin en iyisi olacaksın hilmi...

-abi, nasıl sokayım 10 kilo malı götüme??

-sokacaksın hilmi...shakespeare gibi, bethoveen gibi, michelangelo gibi...

turkce torrent siteleri

http://www.arena-tr.com/ <bkz: arena-tr>
http://www.bitturk.net/ <bkz: bitturk>
http://turktorrent.biz/ <bkz: turktorrent.biz>
http://www.leechturk.com/ <bkz: leechturk>
http://www.hdtor.com/ <bkz: hdtor>
http://www.divxforevertr.com/ <bkz: divxforever>

bilinen 5000 yillik turk tarihi

<bkz: nerden baksan 5 bin yıllık türk tarihi>

buyuk bir kesim islami yonetim istiyor

büyük bir kesim islami yönetim istiyor;
büyük bir kesim kimdir, kaç kişidir?
googla'da bu cümlenin karşılığı olmadığına gör bu büyük kesim en azından internet aleminde bunu dile getirmiyor.
büyük bir kesim karı istiyor diye arattığımda da birşey çıkmıyor. ama bunu söylediğimde harbi lan diyenler çıkıyor. ama şöyle birşeyde var insanın doğası gereyi karşı cinsi ister. ama yaradılış gereği insan islam ister mi?

benim şimdi canım kominist bir kesim tarafından yönetilmeyi istiyorsa. hatta ulan şimdi başkasıda kominist bir rejimle yönetilmek istiyordur (bak ayşe fatma murat ali felan da istiyor ) genellemsi yaparak ulan büyük bir kesim kominist bir rejim istiyordur demem ne kadar doğru?

şimdi biri bana biri gelse bunu dese, ulan madem büyük bir kesimsiniz madem demokrasi var. başa geçin derim i şu an baştasınız galiba. insan hep bişey ister .onra işte başka bişi ister.bu başka birşeyi isterken diğer şeyi istemeye devam eder yada etmez. üyük bir kesim islami yönetim istiyorsa gerekeni yapsın.

ha bir şey istiyorsan ondan bir çıkarın var demektir. orarlar adama çıkarın ne bu işten diye.
ya bide şimdi sokağa çıksak bir milyon insana sorsak 100' de 90'ı islam bir yönetiyorum istese.ben büyük bir kesim şunu şunu istiyor deme hakkına sahip olurmuyum ? islamda hak yeme var mı ulan ? başkasının adına konuşma var mı ulan ? diye sorarım ben adama.

<bkz: büyük bir kesim her cümlenin sonunda lan demeyi istiyor>
<bkz: büyük bir kesim her cümlenin sonunda amına koyim demeyi istiyor>

turkce altyazi siteleri

http://www.divxforevertr.com <bkz: divxforever>
http://divxplanet.com/ <bkz: divxplanet>
http://www.turkcealtyazi.org/ <bkz: turkcealtyazi.org>
http://turkcealtyazi.net <bkz: turkcealtyazi.net>
http://www.indivx.net/ <bkz: indeivx>
http://sinema.yedincigemi.com/subtitles.php <bkz: yedincigemi>

tolga gariboglu

haftalık bir dergide 43 yaşında olduğunu öğrendiğimiz. hugoyu sunaraken ölmek istediğini söyleyen <bkz: sahnede ölmek tiribi >
küçükken bu herif salak ama, daha yaşın 5. yorum yapma diye içimden geçirdiğim. 16 yıl sonra onu hala o halde görünce gene yorum yapmadığım şahsiyettir. yaşlanmaması uzaylı oldğuna yorumlayabiliriz. ayrıca yayında gerçekleşen(ben görmedim ordan biliyom)küfür olayını böyle bir olay hiç olmadı ki diye yalanlamıştır kendisi.

mintyboost

sadece usb den şarz olan aygıtları şarz etmek için kullanılan, 2 kalem pille(normal yada şarzlı) çalışan şeker kutusu büyüklüğünde bi alet.

gunde 12 milyon ekmegin cope gitmesi

17 ağustos depreminde ekmeklerin dağ gibi yığıldığı, çürümeyi beklediği görüntüler televizyonda çıkmıştı. insanlarda bize ekmek yollamayın bize su yollayın diye bağırıyorlardı. ayrıca arap yarım adasında millet susuzluktan kırılırken arabalarını petrolle yıkayan tipler olduğunu düşünürsek ve ülkemizin tarım ülkesi olduğunu hesaba katarsak şöyle diyebiliriz.arap yağı bol bulmuş g... .. müş .*

konserde bira icmek

çoğu konserde yapmak istediğim ama içerde birayı pahalıya sattıkları için, böyle mekanlarda üzerini arama muhabbeti olduğu için, hiçbir konser görevlisinin taşşakları aramadığından, taşşaklarıma sokup, konsere girip yaptığım olaydır ki olaya kat kat zevk verir. roger waters konserinde önden bira sokamayan arkadaşların arkaya biraları yollamarı sonucu kasıp 3 tene sıkıştırabildiğim. cinsel organın canına kast etmek olsa da biranın zevkini 69'a 96'ya çıkaran bir eylemdir.

patates

vitamini kabuğunda olmayan bir sebze
"zamanında babannemin onu vitamini kabuğunda diyerekten , yaptığı kabuklu patates kızartmaları aklıma geldi"

sahilde gunesin batisini seyretmek

yaptıkça alınan zevk giderek azalır.
o yüzden hep yapmamak lazımdır ki;
sürekli yapanlara bakalım.
bu olayı çok kısa tutarlar yada yanında yapsalar bile, siklemezler yada daha önemli işleri vardır her zaman.
yada yaparken senle birlikte yapacak çok sevilen biri lazımdır.
öyle biri yoksa beraber yapılack kişi sürekli değiştirilmelidir.
farklı farklı yerlerde yapılırsa şüphesiz zevki bir kat daha artacaktır. hep aynı yerde sıkar mesela.
birde birine gel beraber yapalım desen kesin yanlış anlar. hele erkekse dalabilir bile.
sen tamamiyle içinden gelen hislerle yapmışsındır ama işte gerzek insanlar.
para versen bile biriyle beraber yapmak için. o bile tuhaf karşılar. oysaki ne zevklidir. dünyada vardır ki öle yerler toplanır 100'lerce kişi müzikle beraber yaparlar.
ama gene zevklidir. bazı bazı, aptal aptal, bakmak öyle.
sap başına da yapılır ama kişisel tatmindir bi yerde.
<bkz: ister fakir ol ister fukara güneş battıktan sonra yak bir sigara>